hayat tesadüflerle örülü.
can sıkıntısından dvd'lerinizin içinden birini seçersiniz ve kutunun içerisinde bir kart vardır. üzerinde bir not ve yazının tarihi ile o günün aynı olması,
falan filan...
bir gün vapuru kaçırırsam üzülmemem gerektiğini biliyorum.
belki mavi otobüs beni almaya gelir!
#!
there's an empty space inside my heart
where the weeds take root
so now i set you free
i set you free
there's an empty space inside my heart
it won't take root
so now i set you free
i set you free
birini diriltmek istiyorsan eğer ya kendini ya da ötekini öldürmen gerekiyor.
bu bir fedakarlık fakat denemeye değer.
söktüm attım dikenlerimi; masumiyet günlerine dönüş bu.
ben değilse kimin için?
"
sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.
-haydi iç de çay koyayım.
"
zaman, bazı insanlara pek yaramıyor. çirkinleştiklerini görmek üzücü.
"
şimdiden bir hatırasın
bulutsa, tozsa, uçarsa
bütün (aşklar) paranteze alınsın
rüzgar çanısın, rüzgârın diline dolanırsın
ne bir şarkısın,
ne de dillerde nağme adın
artık bazı şarkılar kadar yarılısın
...
"
pandispanya özlemi, memleket özlemi gibi.
dişlerimde tütüyor...
düşlerim gerçek sanki.
orada dört duvar arasında yapayalnız olduğunu düşündükçe rahat nefes alamıyorum...
gülümsememi bekleme; en azından sen kurtulana kadar.
ihtiyacımız olan tek şey sabretmek,
dayan...
-bekle dedi-
bekle dedi gitti
ben beklemedim, o da gelmedi...
ölüm gibi bir şey oldu
ama kimse ölmedi...
*özdemir asaf*
susturur...
-seni düşünmek-
seni düşünmek güzel şey
seni düşünmek ümitli şey
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey
seni düşünmek güzel şey
seni düşünmek ümitli şey
fakat artık ümit yetmiyor bana
ben artık şarkı dinlemek değil
şarkı söylemek istiyorum
*nazım hikmet ran*
küçük tombul kırmızı kalemle yazılacak o güzel hikayelerde var olmak istemiştim...
hep...
kapıyı çalmana gerek yok
biliyorsun,
pencerem sürekli açık.
sen bana bakma,
sessiz kalsam da
buralarda her şey aynı...
-ben-
ben, kimsesiz seyyahı, meçhuller caddesinin;
ben, yankısından kaçan çocuk, kendi sesinin.
ben, sırtında taşıyan işlenmedik günahı;
allah'ın körebesi, cinlerin padişahı.
ben, usanmaz bekçisi, yolcu inmez hanların;
ben tükenmez ormanı, ısınmaz külhanların.
ben,kutup yelkenlisi, buz tutmuş kayalarda;
öksüzün altın bahtı, yıldızdan mahyalarda.
ben, başı ağır gelmiş, boşlukta düşen fikir;
benliğin dolabında, kör ve çilekeş beygir.
ben, allah diyenlerin boyunlarında vebal;
ben, bugünküne mazi, yarınkine istikbal.
ben, ben, ben; haritada deniz görmüş boğulmuş;
dokuz köyün sahibi, dokuz köyden kovulmuş.
hep ben, ayna ve hayal; hep ben, pervane ve mum;
ölü ve münker - nekir; başdönmesi, uçurum...
*n.f.k.*
|
|
müzik6342 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
anime1027 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
bilim kurgu538 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
star wars419 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
super kahramanlar225 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
sinema6187 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
opeth269 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
gece uyumayanlar7391 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
"
ruhumun kuşu, kafesinde sabırlı ol
bu beden, eyvah! nasıl da hızla yaşlanıyor
şimdiden duyduğum çıngırak sesleri,
kervan yola çıkmaya hazır diyor
yakında hiçlik diyarına ulaşacak
ve sen, nihayet etin boyunduruğundan kurtulacaksın,
hamdolsun...
"